9 Nisan 2026, Perşembe
17:58

Artvin'de bal Çalıştayı düzenlendi

Artvin'de bal Çalıştayı düzenlendi

Artvin'de arıcılığı ileriye taşımak, bal üretiminin geleceğine yön vermek ve bu alandaki sorunlara çözüm üretmek amacıyla bal çalıştayı düzenlendi.

BAYRAM SARAYOĞLU / ARTVİN - BHA 

Artvin Valiliğinin koordinesinde, Artvin Borsası, Artvin Ticaret ve Sanayi Odası, Artvin Çoruh Üniversitesi  ve Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle "Artvin'in Altın Değeri Bal" temasıyla Nihat Gökyiğit Kongre Merkezi'nde düzenlenen çalıştayda, Kafkas arısının gen merkezi olan Artvin'de sektörün gelişmesi için yapılması gerekenler konuşuldu.

Vali Vekili İsmail Erdoğan, Artvin'in sahip olduğu zengin florası, Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ve ekolojik çeşitliliği ile arıcılık faaliyetleri açısından ülkenin en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

Artvin'de 2 bin 700'den fazla bitki türünün bulunması ve endemik türlerin fazlalığının arıcılıkta bölgeye önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Erdoğan, "Hatila balı ve Arhavi kestane balı coğrafi işaret almıştır. Kabaca Balı, Macahel Balı ve Ardanuç Yeşil Balına dair de coğrafi işaret çalışmaları devam etmektedir. Her vadimiz de farklı aromalara sahip bal üretilmektedir." dedi.

Saf Kafkas arı ırkının Artvin balını hem kalite olarak hem de özgünlük açısından ayrı bir noktaya taşıdığına vurgu yapan Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl verilerine göre 112 bin civarında aktif koloni ve yıllık 1400 tona yaklaşan üretimiyle Artvin Balı şehrimizde önemli bir ekonomik değer oluşturmaktadır" diye konuştu.

Üretilen ürünün en doğru şekilde değerlendirilerek markalaşarak pazara ulaşmanın büyük önem arz ettiğinin farkında olduklarını anlatan Erdoğan, "Arıcılık sektörünün bütüncül ve bilimsel gözle ele alınacağı bu çalıştayın Artvin Balımızın marka değerine katkı sağlamasını ve üreticilerimize yararlı olmasını temenni ediyorum" dedi.

Ticaret Borsası Başkanı Osman Akyürek de, Artvin balının ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline gelmesi için çaba sarf ettiklerini söyledi.

Arıcılığın yalnızca bal üretimi olmadığını, doğayı korumak, kırsalı ayakta tutmak ve aile ekonomisine katkı sağlamak açısından önemli bir faaliyet olduğunu kaydeden Akyürek, Artvin'in zengin florası, temiz havası ve coğrafi yapısıyla Türkiye'nin önde gelen arıcılık merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.

Çalıştayda yapılacak değerlendirmelerin üreticilerin sorunlarına çözüm üretmesini, verim ve kaliteyi artırmasını, coğrafi işaret ve markalaşma süreçlerine katkı sağlamasını beklediklerini dile getiren Akyürek, gençler ile kadınların arıcılığa katılımının artırılmasının önemine işaret etti.

Akyürek, Artvin'de arıcılığın gelişimine katkı sunan iş insanı Nihat Gökyiğit’i rahmetle andı.

Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İrfan Kandemir de 1994 yılından beri arıcılıkla ilgili bilimsel çalışmaların içinde olduğunu söyledi.

Kandemir, Camili (Macahel) bölgesinde uzun yıllar çalışmalar arıcılık üzerinde araştırmalar, çalışmalar yaptığını kaydederek, buranın bilimsel yolculuğa başladığı yer olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin her alanda olduğu gibi bugün arıcılıkta çok iyi bir yerde olduğuna işaret eden Kandemir, “Türkiye; doğal kaynakları, biyolojik çeşitliliği ve ekosistem zenginliğiyle dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Örneğin Avrupa’da yaklaşık 2 bin bitki türü varken, Türkiye’de bu sayı 12 bin civarındadır. Üstelik bunun yaklaşık 3 bin 500’ü endemiktir. Bu zenginlik arıcılık açısından da büyük bir avantajdır." dedi.

Artvin’de çalışmalarını 1998’den itibaren daha sistemli hale getirdiğini Kafkas arısının tescil süreci de bu yıllardan sonra başladığını anlatan Kandemir, şöyle konuştu:

“Peki ne yaptık? Bu süreç tamamen bilimsel çalışmalarla ilerledi. Morfolojik analizler yaptık, DNA dizilemeleri gerçekleştirdik, genetik testlerle arıların kökenlerini ortaya koyduk. Yani bir anlamda “annelik-babalık testi” diyebileceğimiz çalışmalarla, arıların genetik yapısını detaylı şekilde inceledik. Bu çalışmalar tek kişinin yapabileceği işler değildir. Bu bir ekip işidir. Öğrencilerimizle, laboratuvarlarımızla, uzun yıllara yayılan büyük bir emeğin sonucudur. Bugün artık genetik analizlerle, Türkiye’deki arıların diğer ülkelerdeki arılardan kolaylıkla ayırt edilebildiği bir noktadayız. Özellikle morfoloji çalışmaları çok önemlidir. Çünkü genetik analiz size belirli genleri gösterir ama morfoloji, binlerce genin ortak etkisini ortaya koyar. Yani arının fiziksel yapısı bize çok daha geniş bir bilgi sunar.”

Tüm bu çalışmalar sonucunda Kafkas arısının özellikleri net bir şekilde ortaya konduğunu anlatan Kandemir, Bu çalışmalar sadece bir kez yapılıp bırakılacak çalışmalar değildir. Süreklilik gerektirir. Biz de bu sürekliliği sağladık. 1998’de elde ettiğimiz verilerle, 2023’te yapılan çalışmaların sonuçlarının büyük ölçüde örtüştüğünü görüyoruz. Bu ne demek? Kafkas arısının Artvin’de, özellikle Camili bölgesinde, genetik olarak korunmaya devam ettiğini gösterir. Bu bizim için son derece önemli bir başarıdır”

Yaptıkları çalışmaların uluslararası yayınlarda, önemli bilimsel dergilerde yayımlandığını belirten Kandemir, “Tüm bu süreçler uluslararası standartlara göre yürütüldü. Bugün şunu gururla söyleyebilirim. Dünyada yerli arı ırkını en iyi koruyan ülkelerden biri Türkiye’dir.
Neden koruyoruz? Çünkü arı yoksa tarım yoktur. Arı yoksa gıda yoktur. Arı yoksa hayat yoktur. Bu kadar net. Dolayısıyla bizim hedefimiz sadece Kafkas arısını değil, Türkiye’deki tüm yerli genetik kaynakları korumaktır. Çünkü bu sadece arıcılık meselesi değil, aynı zamanda bir gelecek meselesidir.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aslı Özkırım’ın başkanlığında yapılan çalıştayda Artvin Çoruh Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Tuğba Nigar Bozkuş, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, Türkiye’de arıcılığın korunması, iklim değişikliği ve arıcılık, bal dışı arı ürünleri ve arıcıların sorunları ve sorumlulukları konularında sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi.

Sunumların ardından çalıştay üyeleri arıcıların talep istek ve önerilerini dinleyerek sorularını cevaplandırdı.

Benzer Haberler