15 Haziran 2026, Pazartesi
23:42

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Seçimlerine ilişkin dava süreci devam ediyor

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Seçimlerine ilişkin dava süreci devam ediyor

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası’nın (JMO) 26 Nisan'da gerçekleştirilen seçimlerine ilişkin sular durulmuyor. Meslek odalarının demokratik işleyişi, seçim güvenliği ve üyelerin temsil hakkı açısından önem taşıyan dava süreci, jeoloji mühendisleri başta olmak üzere meslek camiası tarafından yakından takip ediliyor.

BİROL GÜNGÖRDÜ / ÇANAKKALE - BHA

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası’nın (JMO) 26 Nisan'da gerçekleştirilen seçimlerine ilişkin sular durulmuyor. Seçim sürecinde yaşanan usulsüzlük iddiaları ve adaylık başvurularına yönelik tartışmalar yargıya taşındı.

Meslek camiasının kilitlendiği davada mahkemenin vereceği karar büyük bir merakla beklenirken; seçimlerin iptal edilip edilmeyeceği ve ortaya atılan hukuki iddiaların karşılığı yargı tarafından değerlendirilecek.

Meslek odalarının demokratik işleyişi, seçim güvenliği ve üyelerin temsil hakkı açısından önem taşıyan dava süreci, jeoloji mühendisleri başta olmak üzere meslek camiası tarafından yakından takip ediliyor.

"Demokratik İlkelere ve Seçim Güvenliğine Aykırı Davranıldı"

Seçimlere "Beyaz Liste" ile katılan Yenilikçi Jeoloji Mühendisleri Platformu adına davanın hukuki sürecini başlatan Av. Yağmur Aygün Börekçi, devam eden yargılama süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Seçim sürecinin demokratik ilkelere, seçim güvenliğine ve meslektaş iradesinin özgürce sandığa yansımasına uygun şekilde yürütülmediğini vurgulayan Av. Börekçi, bu gerekçelerle hukuki yollara başvurduklarını hatırlattı.

"Kendi Meslektaşının Hakkını Savunmayan Bir Yönetim Anlayışı Var"

Kamu kurumu niteliğindeki bir meslek odasının her şeyden önce tarafsızlık ve güvenilirlik ilkelerine sadık kalması gerektiğinin altını çizen Av. Yağmur Aygün Börekçi, mevcut yönetim anlayışını sert bir dille eleştirdi. Börekçi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Demokrasiyi ve kadın haklarını her platformda savunduğunu iddia ederken, kendi meslektaşının en temel demokratik hakkını savunmayan, hatta bunu engelleyen ve yapılan haksız uygulamalara göz göre göre sesini çıkartmayan bir yönetim anlayışı mevcuttur. Bu yaklaşımın, kamu kurumu niteliğinde olan meslek odamızın güvenirliğine ve tarafsızlık ilkelerine ne denli büyük bir zarar verdiği çok açıktır."

"Adaylara Yönelik Baskı ve Tehdit İddiaları Ciddi Boyutta"

Meslek odalarının temel varlık sebebinin, üyeler arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin demokratik bir temsil ortamı sağlamak olduğunu belirten Av. Börekçi, 26 Nisan seçimlerinde sınırların aşıldığını iddia etti. Sürecin mesleki rekabetten uzaklaştığını ifade eden Börekçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Somut olayda seçim süreci; mesleki rekabet sınırlarını aşmış, üyelerin özgür iradeleri üzerinde açık bir baskı oluşturulmuştur. Bunun da ötesinde, mevcut yönetime karşı aday olma iradesi gösteren bazı üyelerimizin, yönetimde ve oda kurullarında görev alan kişiler tarafından çeşitli baskılara ve tehditlere maruz kaldıkları yönünde çok ciddi beyanları bulunmaktadır."

"Bu Koşullarda Yapılan Seçim Demokratik Kabul Edilemez, İptal Gereklidir"

Ortaya çıkan eylemlerin serbest seçim ilkesi, eşit temsil hakkı ve demokratik oda işleyişi ile hiçbir şekilde bağdaşmadığını dile getiren Av. Yağmur Aygün Börekçi, davanın iptal gerekçesini şu sözlerle özetledi:

"Seçim sürecinde üyelerin özgür iradesini ipotek altına almaya çalışan, adaylar arasında açıkça eşitsizlik yaratan ve seçim ortamını baskı altına alan bu hukuka aykırı uygulamalar nedeniyle; gerçekleştirilen seçimlerin sağlıklı, serbest ve demokratik koşullarda yapıldığından söz etmek mümkün değildir. Bu nedenlerle dava konusu seçimlerin iptali gerekmektedir."

"Meslek Odaları Belli Çevrelerin Tahakküm Alanı Değildir"

Yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını kararlılıkla vurgulayan Av. Börekçi, meslek kamuoyuna şu mesajı vererek açıklamasını sonlandırdı:

"Seçim sürecinde yaşanan hukuka aykırılıkların üzerinin örtülmesine asla izin vermeyeceğiz. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Meslek odaları belli çevrelerin tahakküm alanı değil, tüm üyelerin ortak iradesidir. Hiçbir seçim süreci yargı denetiminin üstünde değildir. Adaletin tecelli edeceğine olan inancımızla, yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacağız."

Mahkemenin Vereceği Karar Emsal Niteliği Taşıyabilir

Uzmanlar, meslek odalarında gerçekleştirilen seçimlere ilişkin açılan davaların yalnızca ilgili oda açısından değil, demokratik temsil, seçim güvenliği ve kurumsal yönetim ilkeleri bakımından da önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Devam eden yargı sürecinde mahkemenin vereceği kararın, benzer seçim süreçleri açısından da emsal niteliğinde değerlendirilebileceği ifade edilirken, dava sonucunun meslek camiası tarafından yakından izlenmeye devam ettiği belirtiliyor.

Öte yandan, dava konusu iddialar hakkında yargı süreci devam etmekte olup, nihai değerlendirme ve karar yetkisi mahkemeye aittir.

 

Benzer Haberler